![]() |
|
In The Name Of Allah Friday, December 05, 2008 |
![]() |
Cevaba Puan veriniz: Sorunun Gönderiliş Tarihi: Wednesday, March 26, 2008Sorunun Cevap Tarihi: Monday, August 18, 2008 İsim : Zeynep Private Ülke : Türkiye konuları: Kelam İlmi --> Eski Kelam İlmi Cevaplayanın ismi: The Porch of Wisdom Institute Arkadaşına Gönder Nehc’ül Belağa’da, İmam Ali (a.s.)’ın, Muaviye’ye yazdığı mektupta (altıncı mektup) şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz Ebu Bekir’e, Ömer’e ve Osman’a biat edenler, onlara biat ettikleri şekilde bana da biat ettiler. Orada bulunanların (başkasını) seçme hakkı olmadığı gibi, bulunmayanların da reddetme hakkı yoktur. Şura, ancak Muhacirler’e ve Ensar’a aittir; onlar toplanıp birisine uyar ve imam olarak nitelendirirse, bu Allah’ın da hoşnut olduğu bir iştir. Kim onların hükümetine razı olmayıp, kınayarak veya bidate uyarak onların işlerini terk ederse, onu geri çevirirler. Kabul etmezse, müminlerin yoluna tabi olmadığı için onunla savaşırlar ve döndüğü şeyin vebalini de Allah, onun boynuna yükler.” Bu mektup hakkında size birkaç soru sormak istiyorum: Eğer, şura sadece Muhacirler’e ve Ensar’a aitse ve bu şuranın seçtiği kişiden Allah razı ise, buna göre üç halifenin hilafeti resmiyet kazanmıyor mu? Mektupta bahsedilen Muhacir ve Ensar’dan kastedilen, onların tamamı mıdır? “Kim onların hükümetine razı olmayıp,…” şeklinde başlayan cümle, üç halifeye razı olunduğu anlamına gelmiyor mu? Continue... Comments : |
![]() |